Haber Detayı
09 Ekim 2020 - Cuma 18:46 Bu haber 317 kez okundu
 
GENÇLER ‘BANA BİR ŞEY OLMAZ’ DEMESİN…
İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı filyasyon ekibinde görevli Dr. Pınar Selinay Doğan, koronavirüs salgınında mücadele çalışmalarını Öncü Haber mikrofonuna anlattı. Salgınla mücadelede 7 / 24 görevlerinin başında olduklarını söyleyen Doğan, Düzceli vatandaşlara alınan tedbir ve kurallara uymaları konusunda çağrıda bulundu. En çok gençlerin kurallara uymadığına dikkat çeken Doğan, ayrıca hastalığı geçiren kişilerin 3 ay sonra yeniden virüse yakalanabileceğini aktardı.
SAĞLIK Haberi
GENÇLER ‘BANA BİR ŞEY OLMAZ’ DEMESİN…

Tüm dünyada etkisini sürdüren Yeni Tip Kovid - 19 salgınında tehlike devam ediyor. Türkiye’de koronavirüs salgınıyla kendi canlarını tehlikeye atarak en ön safta mücadele eden sağlık çalışanları, en büyük risk grubunda yer alıyor.

Düzce’de, Sağlık Bakanlığınca filyasyon ekibinde görevlendirilen sağlık çalışanları, Covid-19 testi pozitif çıkan hastanın verdiği bilgilerden yola çıkarak, temas ettiği kişilerle ilk başta telefonla irtibat kuruyor. Koruyucu tulum, maske ve eldivenleri giyen ekip, belirlenen adreslere giderek, test uygulanacak kişilerden numune alıyor. Ekipler, aldıkları numuneleri referans laboratuvarlarına teslim ediyor.

“Çalışmalarımızı büyük titizlikle yürütüyoruz”

İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Filyasyon ekibinde görevli Doktor Pınar Selinay Doğan, salgına karşı sahada en büyük mücadeleyi veren filyasyon ekibinin çalışmaları ile ilgili Öncü Haber’e konuştu. Salgına karşı 7 / 24 görevlerinin başında olduklarını söyleyen Doğan, “İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Filyasyon ekibinde görevliyim. Bizim burada nöbet tutan nöbet ekibimiz, çağrı merkezimiz ve filyasyon ekibiz var. Çağrı merkezimizde günlük pozitif hastalarımızın durumunu kontrol etmek için her gün arıyorlar ve genel durum sorgulaması yapıyorlar. İhtiyaç halinde ise hastalarımızı hastaneye yönlendiriyorlar. Aynı zamanda dışarıdan aranacak hatlarımız da mevcut. Her hangi bir vatandaşımızın aklına, her hangi bir soru takıldığında Covid – 19 ile ilgili bizi arayarak, direk bilgi alabiliyorlar. Nöbet ekimizde ise, her gün bir doktor ve bir yardımcı sağlık personeli 24 saat nöbet tutuyorlar. Sonucu pozitif çıkan hastaların bilgileri sisteme yükleniyor. O kişilere ulaşan ilk insanlar nöbet ekibiz oluyor. Her bir hastayı tek tek telefonla arayarak, ön bilgilendirme yapılıyor, test sonucunun pozitif çıktığı, neler yapması gerektiği anlatılıyor ve hastanın genel durumu sorgulanıyor. Nöbetçi doktor tarafından geçmişte yaşadığı hastalıklar da göz önünde bulundurularak gerek görülürse hastaneye sevk ediliyor, eğer uygun ise evde tedaviye başlanıyor. Aynı zamanda aranan hastaların son bir hafta içerisinde görüştüğü kişiler de tek tek tespit edilip, sisteme temaslı olarak ekleniyor. Pozitif ve temaslı hastaların bilgileri saha ekibindeki arkadaşlarımızla paylaşılıyor” dedi.

“Pozitif vakalarla bire bir ilgileniyoruz”

Test sonucu pozitif çıkan hastaların evine kadar giderek ilaçlarını verdiklerini ve temas halinde bulundukları kişiler hakkında sorgulama yaptıklarını kaydeden Doğan, “Saha ekibindeki arkadaşlarımız evlere gittiğinde pozitif olan vakanın ilacını teslim ediyorlar, aynı zamanda yerinde, evde kişinin diğer temaslı bilgilerini de sorguluyorlar.  Tespit edilen tüm temaslı kişilerin filyasyonu yapılıyor. Yani genel bir semptom sorgulaması yapılıyor, gerçekten Kovid – 19 rehberine göre; Bakanlığın yayımladığı rehbere göre bu kişi temaslı mı, onun tespiti yapılıyor. Eğer temaslı kişilerde semptom varsa, eve giden ekipler numune de alıyor” diye konuştu.

Filyasyon ekibinin 1 günü nasıl geçiyor?

Öncü Haber Muhabirinin sorusu üzerine, filyasyon ekibinin 1 gününü değerlendiren Doğan, şu ifadelere yer verdi:

“Sabahleyin saat 08:00’da çalışmaya başlıyoruz. O gün ekip gece 12:00’a kadar çalışıyor. O gün içerisinde çıkan tüm pozitif vakalarının ve tüm temaslıların işlemleri bitmeden, kimse evine gitmiyor. Bu çok zor bir süreç oluyor aslında. Bu çıkan pozitif vakaların filyasyonu, temaslıların filyasyonu oluyor, ama aynı zamanda kronik hastalığı olan 60 yaş üstü olan temaslı vatandaşların, temas tarihinden itibaren 7’inci güne denk gelen günde alınan bir tarama numunesi var, onu alıyorlar.”

“Ekibimizden Covid-19’a yakalanan arkadaşımız olmadı”

Filyasyon ekibinin saha çalışmalarında koruyucu önlemler aldıklarını ve bu nedenle ekipten Covid – 19’a yakalanan arkadaşlarının olmadığını dile getiren Doğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim çalıştığımız ekipte gördüğünüz gibi koruyucu önlemler alınıyor. Şu ana kadar her hangi bir şekilde yaptığımız işten kaynaklı Covid – 19 geçiren bir arkadaşımız olmadı. Hastaların evlerine giderek, temas halinde olmak, evet bir risk. Fakat yaptığımız iş, mesleğimiz bu. Dediğim gibi bizim kendi açımızdan almamız gereken önlemler var. Tulumumuzu, maskemizi, eldivenimizi giyip, eve gittiğimizde de gerekli hijyen koşullarına dikkat ettiğimiz zaman, bizde kendimizi korumuş oluyoruz. Bu aynı zamanda sadece bizlerin değil, her kesin dikkat etmesi gereken bir şey. Bu salgındaki en önemli üç şey sosyal mesafeyi korumak, maskeyi takmak ve el hijyenine dikkat etmek. Yalnız bu maske de şöyle bir şey var; maskeyi gerçekten doğru şekilde takmak gerekiyor. Çenemizin altına ve burnumuzu kapatacak şekilde takmamız lazım ve gün içerisinde elimizle maskeye dokunmamamız gerekiyor. Ve her kes maske takmalı ki toplum olarak bu hastalıktan korunalım. Bu üç şeye dikkat ettiğimiz sürece salgının da kontrol altında olma ihtimali artıyor. Biz bunu tecrübe de ediyoruz. Eğer hasta kişi, bir yere gidip gelmesi gerektiyse ve maskesini taktıysa oradaki kişilere bulaştırmadığını, eğer maske takmadıysa bulaştırmış olduğunu, bizde burada tecrübe ediyoruz.”

“Gençler sevdikleri kişiler için kurallara uymalılar”

En çok gençlerin kurallara uymadığına dikkat çeken Doğan, şu şekilde devam etti:

“Gençler bu salgını nispeten daha hafif atlatacağını düşünebilir yaşlarından kaynaklı. Ama hiçbir zaman kimin nasıl atlatacağını hiçbir şekilde garanti edemeyiz. Bundan daha ziyade şöyle bir konu var, genç bir kişi evet semptomsuz, ayakta, hafif bir şekilde atlatıyor gözükebilir. Fakat kendisi hastalığı alıp, sevdiklerine, ailesine, annesine, babasına, komşularına, teyzesine amcalarına, babaannesine, dedesine bulaştırabilir. Özellikle belli bir yaş gurubu üstü, 65 yaş üstündeki kişilere hastalık bulaştığı zaman, daha ağır seyrediyor. Onun dışında, 65 yaşın altında olsa bile tansiyon, şeker, akciğer hastalığı gibi kronik bir hastalığı varsa, bu kişilerde de ağır seyredebiliyor. Gençlerimiz değer verdikleri, sevdikleri kişileri korumak için dikkat etmeli.”

“Semptom gelişmedikçe numune alınması tercih ettiğimiz bir yöntem değil”

Koronavirüs salgını belirtileri gösteren hastalardan numune alındığını ifade eden Doktor Doğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Biz numune alımlarımızı bakanlığın yayımladığı rehbere göre yapıyoruz. Temaslı kişilerden, numuneyi bizim ekiplerimiz alıyor, fakat semptom gelişmedikçe numune alınması aslında çok tercih ettiğimiz bir yöntem değil. Semptom gelişen kişilerden numune alıyoruz. Herhangi bir şikâyeti olmadan numune alınması yanıltıcı sonuç verebiliyor. O yüzden temaslı olsun ya da olmasın, ateş, öksürük, nefes darlığı, tat-koku kaybı, bulantı, kusma, ishal, aşırı halsizlik gibi semptomlarda iki tane semptomu yaşayan kişi en yakın, sağlık kuruluşuna başvurmalı. Fakat bir semptom yokken olunan testler negatif çıkabiliyor. Yanıltıcı olabiliyor.”

“Hastalığı geçiren kişi 3 ay sonra yeniden hastalığa yakalanabiliyor”

Kamuoyunun salgınla ilgili en çok merak ettiği konuların başında gelen “Salgına yakalanan kişinin iyileştikten sonra, tekrar hastalığı geçirme ihtimali var mı? sorusuna değinen Doğan, son olarak şunları söyledi:

“Şu ana kadar dünyada yapılmış çalışmalar neticesinde, evet böyle bir risk mevcut. Bir kişi hastalığı geçirdikten sonra yaklaşık 3 ay sonra tekrar hastalığı geçirebiliyor. Bununla ilgili dünyada öyle vakalar mevcut.”

Haber: Savaş ARI

Kaynak: Editör:
Etiketler: GENÇLER, ‘BANA, BİR, ŞEY, OLMAZ’, DEMESİN…,
Yorumlar
Haber Yazılımı