BORSA
BIST 100 11.577,12 %1,87
Altın 6.607,67 ₺/gr %0,13
Bitcoin $84.764 %2,24
Dolar 49,63 ₺ %0,13
Euro 55,90 ₺ %0,24
Sterlin 66,69 ₺ %0,25
Gümüş 92,52 ₺/gr %0,10
Ethereum $2.496,08 %1,70
İsviçre Frangı 60,23 ₺ %0,11
Kanada Doları 35,33 ₺ %0,12
Avustralya Doları 34,89 ₺ %0,10
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 13,23 ₺ %0,13
BAE Dirhemi 13,51 ₺ %0,13
Rus Rublesi 0,61 ₺ %0,06
Çin Yuanı 7,44 ₺ %0,13
DÜZCE 20°C 6.607,67 ₺/gr 49,63 ₺ 55,90 ₺
SON DAKİKA
Anasayfa Sağlık Sessiz Çığlığa Kulak Verin

Sessiz Çığlığa Kulak Verin

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Meltem Küçükdağ, yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde çocukların okula uyum süreci, okul kaygısı, akran zorbalığı ve akademik başarı konusunda ailelere önemli önerilerde bulundu.

· 7 dk okuma · MERKEZ / DÜZCE · Cahit Üstüner · HaberDüzce E. · 489 okunma
0Yorumlar
Sessiz Çığlığa Kulak Verin
nzr

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre; Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Meltem Küçükdağ, okulların açılmasının çocuklar açısından önemli bir “geçiş evresi” olduğunu belirtti.

Okulların Açılması Çocuklarda Farklı Duyguları Tetikleyebiliyor

Okulların açılmasının çocukların ruhsal dünyasında karmaşık ve çok boyutlu bir etki yaratabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, “Bir yandan uzun bir aradan sonra arkadaşlarına ve öğretmenlerine kavuşmanın verdiği heyecan, sosyalleşme ve aidiyet ihtiyacının karşılanması olumlu duyguları tetikler. Ancak diğer yandan, yaz tatilinin getirdiği esneklik ve limitsizlikten; kurallı, sınırları çizilmiş ve yapılandırılmış bir düzene geçiş, birçok çocukta belirsizlik hissi ve stres yaratabilir.”  ifadelerini kullandı.

Özellikle okula yeni başlayan veya kademe değiştiren çocuklarda adaptasyon sürecinin daha yoğun bir kaygı olarak ortaya çıkabildiğini belirten Küçükdağ, “Bu dönemi, çocuğun hem bilişsel hem de duygusal kapasitesinin esnediği ve yeniden şekillendiği bir ‘geçiş evresi’ olarak değerlendirmek en doğrusudur.” ifadelerine yer verdi.

Tatilden Okul Düzenine Geçiş Kademeli Olmalı

Çocukların tatil döneminden okul düzenine geçişinin ani değil, kademeli olması gerektiğini vurgulayan Küçükdağ, okullar açılmadan yaklaşık bir-iki hafta önce uyku ve uyanıklık saatlerinin okul düzenine göre yavaş yavaş değiştirilmesini önerdi.

Yemek saatleri ile ekran ve teknoloji kullanım sürelerinin de okul dönemi rutinine yaklaştırılması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, ailelerin bu süreci baskıcı ve cezalandırıcı bir şekilde değil, çocukla iş birliği yaparak ve nedenlerini açıklayarak yürütmelerinin önemine dikkat çekti Küçükdağ, şöyle devam etti: “Tatil bitti, artık oyun yok.” gibi keskin ve kaygı verici ifadeler yerine, okulun getireceği yeni ve güzel rutinlere odaklanmak geçişi çok daha fazla yumuşatır.” 

Okul Kaygısı Bedensel Belirtilerle Kendini Gösterebilir

Okul kaygısının her çocukta farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten Küçükdağ, en sık karşılaşılan belirtilerin bedensel şikâyetler olduğunu söyledi. Çocuğun pazar akşamları veya sabah okula gitmeden hemen önce başlayan ve tıbbi bir nedene dayanmayan karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısı şikâyetlerinin tipik belirtiler olduğunu ifade eden Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Küçükdağ, nedensiz ağlama krizleri, hırçınlık, içine kapanma, ebeveyne aşırı yapışma ve uykuya dalmada güçlük gibi belirtilerin de gözlemlenebileceğini kaydetti. “Çocuk genellikle ‘Okula gitmekten korkuyorum’ demez; beden dili, fizyolojik tepkileri ve değişen davranışları aracılığıyla bu kaygıyı dışa vurur.” ifadelerini kullandı.

Okula Gitmek İstemeyen Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

Okula gitmek istemeyen çocuklara yaklaşımda en önemli noktanın çocuğu yargılamadan, suçlamadan ve küçümsemeden dinlemek olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, ailelerin öncelikle çocuğun duygusunu onaylaması gerektiğini belirtti. Ailelerin “Şu an okula gitmek sana zor geliyor, bu hissini anlıyorum.” mesajını vermesinin önemli olduğunu söyleyen Küçükdağ, empatinin okula gitmemeye izin vermek veya taviz vermek anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Okula devamlılık konusunda kararlı ve tutarlı, ancak son derece şefkatli bir tutum sergilenmesi gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Meltem Küçükdağ, şunları kaydetti: “Çocuğa ‘Neden gitmiyorsun?’ gibi savunmaya iten sorgulayıcı sorular yerine, ‘Okulda seni zorlayan, canını sıkan bir şeyler mi var?’ gibi açık uçlu sorular sorulmalı; sorunun asıl kaynağı (akademik zorluk, akran zorbalığı veya ebeveynden ayrılma kaygısı) tespit edilmeye çalışılmalıdır.” 

“Başarı Yalnızca Notlarla Ölçülmemeli”         

Ailelerin çocukların okul başarısına yönelik tutumlarının da çocukların ruh sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, başarının yalnızca alınan notlar veya sınavlardaki sıralamalarla ölçülemeyecek kadar geniş bir kavram olduğunu ifade etti.

Ailelerin sonuç odaklı değil, “süreç odaklı” olması gerektiğini vurgulayan Küçükdağ, şu ifadeleri kullandı: “Çocuğun sınavdan kaç puan aldığına değil, o süreçte ne kadar çaba gösterdiğine, sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiğine odaklanılmalı ve bu çaba takdir edilmelidir.” ifadelerini kullandı. Çocuğu kardeşleriyle veya akranlarıyla kıyaslamanın ruhsal açıdan önemli sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, “Her çocuğun öğrenme hızı, ilgi alanı ve potansiyeli biriciktir. Ailelerin görevi, kendi hırslarını çocuğa yüklemek değil, çocuğun kendi potansiyelini keşfedebileceği güvenli ortamı sağlamaktır.” 

Akran Zorbalığının Sessiz Belirtilerine Dikkat

Akran zorbalığına maruz kalan çocukların yaşadıklarını anlatmaktan çekinebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, yetişkinlerin çocuklardaki sessiz belirtileri fark etmesinin önem taşıdığını söyledi.

Çocuğun okul eşyalarının sürekli kaybolması, yırtılması veya zarar görmesi ile vücudunda açıklanamayan morlukların fiziksel zorbalığın somut işaretleri olabileceğini ifade eden Küçükdağ, okula veya belirli bir ortama gitmeye karşı yoğun direnç, akademik başarıda ani düşüş, daha önce keyif aldığı aktivitelere karşı ilgisizlik, ani öfke patlamaları veya aşırı içe kapanıklığın da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Çocuğun “Kimse beni sevmiyor.”, “Ben işe yaramazım.” gibi benlik saygısının zedelendiğini gösteren ifadeler kullanmaya başlamasının da önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguladı.

Uzman Desteği Gerektiren Durumlar Göz Ardı Edilmemeli

Çocuğun yaşadığı kaygı, uyum sorunu veya isteksizliğin birkaç haftadan uzun sürmesi ve giderek şiddetini artırmasının önemli bir alarm işareti olduğunu dillendiren Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, uyku ve iştah düzeninde kalıcı bozulma olması, okula gitmemek için kendisine veya çevresine zarar verme eğilimi göstermesi veya yoğun panik belirtileri yaşaması durumunda zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.

Akran zorbalığı şüphesinin güçlenmesi, yoğun içe kapanma veya depresif belirtilerin gözlemlenmesi halinde de çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanından destek alınması gerektiğini belirten Küçükdağ, “Çocuğun ruhsal gelişiminin kalıcı yara almaması için mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanından destek alınmalıdır.” vurgusu yaptı.

Çocukların Ruh Sağlığında Açık İletişim Önemli

Yeni eğitim döneminde çocukların ruh sağlığının korunması için ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü ifade eden Küçükdağ, ev içindeki “açık iletişim” kanallarının daima aktif tutulması gerektiğini vurguladı.

Çocuğun okulda ne yaşarsa yaşasın ailesi tarafından koşulsuz sevileceğini ve yargılanmadan dinleneceğini bilmesi gerektiğini belirten Öğretim Üyemiz, çocukların hayatının yalnızca “okul, ders, kurs” üçgenine sıkıştırılmaması gerektiğini söyledi.

“Serbest zaman, oyun, sanat ve spor aktiviteleri çocukların ruhsal deşarj alanlarıdır, bunlara mutlaka vakit ayırın.” çağrısı yapan Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, ailelerin kendi stres ve kaygılarının da doğrudan çocuklara yansıdığını ifade etti.

Ebeveynlerin kendi kaygılarını yönetebilmesinin çocukların ruh sağlığı açısından önemli bir koruyucu etken olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi MeltemKüçükdağ, açıklamalarını “Sadece akademik başarıyı değil, psikolojik sağlamlığı ve yaşam doyumunu merkeze alan bir ebeveynlik tutumu, çocuğun tüm hayatını sağlıklı bir şekilde inşa etmesinin en temel garantisidir.” şeklinde sonlandırdı.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Sağlık Haberleri

Tümü

Düzce'de Kadınlara Meme Kanserinde Erken Teşhis Eğitimi...

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Düzce Kadın Emeği Merkezi'nde eğitim ve tarama...

5 gün önce

Düzce Hayvan Pazarında Şap Tedbiri: Faaliyetler Geçici...

Çevre illerde ortaya çıkan şap hastalığı vakaları, Düzce’de de önleyici tedbir alınmasına...

21 gün önce

Düzce'de Öğrencilerden Anlamlı Kan Bağışı Desteği

Düzce Raziye Begüm Sultan Kız Öğrenci Yurdunda düzenlenen kan bağışı etkinliğinde...

22 gün önce

Hiçbir Temas Önemsiz Olarak Değerlendirilmemeli

28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla Düzce Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, kuduz...

27 gün önce

"Üşürse Hasta Olur" Ezberini Bozan Açıklama

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi...

1 ay önce

Vali Makas’tan Talimat: Çalışmalar Titizlikle Sürdürülsün

Uzun Mustafa Mahallesi'nde yapımı süren Merkez 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi inşaatını...

1 ay önce

Düzce’de Sağlık Yatırımlarına Bir Yenisi Daha Eklendi

Hamidiye Mahallesi 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu,...

1 ay önce

Milletvekili Öztürk Açıkladı: Düzce’ye 98 Yeni Hekim Kadrosu

AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Sağlık Bakanlığı tarafından Düzce’ye tahsis edilen...

1 ay önce

Düzce’de İklim Krizi ve Sağlık Masaya Yatırıldı: “Bugünün...

Düzce İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi...

1 ay önce

Düzce’de Kuduz Hastalığına Karşı Bilgilendirme: Riskli...

Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, Merkez Hasanlar Köyü’nde vatandaşlara yönelik kuduz...

1 ay önce

Çay Mahallesi’nde 112 İstasyonu Hizmete Girdi

Düzce şehir merkezindeki acil vakalara müdahale süresini minimuma indirecek Merkez 8 Nolu...

2 ay önce

Akçakoca Devlet Hastanesi’nde Yeni Görevlendirme

Akçakoca Devlet Hastanesi başhekimlik makamına yeni görevlendirme... Son dönemdeki yönetim...

2 ay önce