Çeyrek Asırlık Serüvende Nerede Hata Yapıldı?
Düzce’de AK
Parti’nin çeyrek asırlık serüvenine şöyle geriye dönüp baktığımda, hafızamda
yükselişler, kırılmalar ve ciddi bir değişim var... İktidara geldiği ilk
günlerdeki o taze heyecanı hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Peki, aradan geçen 25
yılda Düzce’de ne oldu, AK Parti nereden nereye geldi?
AK Parti
iktidarı boyunca Düzce’den meclise çok sayıda milletvekili gitti. Ancak bu
isimlerin performansını, halka ne kadar dokunabildiğini ve Düzce’ye ne kadar
verim sağladığını teraziye koyduğumuzda tablo eşit çıkmıyor.
Geriye
dönüp baktığımızda siyaset sahnesinde iz bırakan önemli figürler şüphesiz Dr.
Faruk Özlü ve Av. Metin Kaşıkoğlu’dur.
Avni Akyol,
Kemal Demir ve Yaşar Yakış’tan sonra Düzce’ye bakanlık gururunu AK Partili Dr.
Faruk Özlü yaşattı. Düzce’ye bakanlık kazandıran, milletvekilliğinin ardından
belediye başkanı olarak şehre önemli projeler getiren Özlü’nün özellikle
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şehrin gelişimi adına birçok vizyon
projeyi onaylatması, Ankara’da açılamayan kapıları açması, sadece yatırımı
merkezle sınırlamayıp ilçelere de destek vermesi, AK Parti’nin Düzce’de hala
hizmet aşkıyla koşan güçlü bir neferi olduğunu gösterse de bu gayret bile partide
yıllar içinde yaşanan o derin değişimin önüne geçmeye yetmedi.
İki dönem
milletvekilliği ve bir dönem AK Parti Düzce İl Başkanlığı yapan Kaşıkoğlu ise teşkilatlardaki
disiplini ve hakimiyetiyle AK Parti’nin Düzce’deki kurumsal gücünü zirveye
taşıyan isimlerden biriydi. Onun dönemini farklı kılan en önemli detay ise sadece
seçimlerdeki başarı değil makam koltuğunun arkasına saklanmamasıydı. Kendi
partisinden olan dönemin Belediye Başkanı Mehmet Keleş’e usulsüzlük imaları
üzerinden adeta savaş açması, siyasi nezaket sınırlarını zorlasa da bir gerçeği
gözler önüne seriyordu. Kaşıkoğlu için şahsi dostluklar veya parti içi dengeler
değil, "dava" esastı. Hesap vermekten korkmadan mücadele eden ve partinin
ilkelerine gerçekten adanmış bir siyasi duruş sergileyen Kaşıkoğlu’nun davasına
olan bağlılığı zamanla yerini sorgulamaya ve 2020 yılına gelindiğinde ise kopuşa
bıraktı. Yine AK Parti’den ayrılan bir isim olan Ali Babacan’ın liderliğinde
kurulan Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’ne katılarak kurucular kurulunda yer
aldı.
Aslında bu
ayrılış, AK Parti Düzce’deki negatif yönlü değişimin de en açık sinyali oldu.
Çünkü AK
Parti’nin ilk yıllarındaki o samimi "dava bilinci", yerini yavaş
yavaş koltuk sevdasına, ticari kaygılara ve makam hesaplarına bıraktı. Partiye
gecesini gündüzüne katarak emek ve karşılıksız gönül veren o eski tüfekler ile
sırf iktidarın gücünden faydalanmak, bir yerlere gelmek için AK Partili
olanların aynı çatı altında bir araya gelmesi ile çatışma kaçınılmaz hale
geldi.
İşte bu
derin çatışma, en net haliyle bir AK Parti bayramlaşma töreninde su yüzüne
çıktı. Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in o toplantıda kurduğu "Yola
adanmışlarla çıkılır, ikna edilmişlerle değil!" cümlesi, aslında parti
içindeki bu büyük erozyonun en açık itirafıydı. Hoş, kendisini ‘Adanmış’ olarak
niteleyen ve sadece derdi ‘makam’ olan mensupları, kenara çekilmeye davet eden
yapının ‘beklentisiz’ hizmet ettiğini düşünmek de bana göre çok saf bir
yaklaşım olur. Siyasetçinin gözü her zaman yüksektedir… Aslolan memlekete
hizmet aşkının ağır basmasıdır.
Bir de tabii
küstürülen emektarları unutmamak gerek… Yıllardır sözlerine kulak verilmesini
bekleyen, partinin gidişatından rahatsız olan eski AK Partililer’i bu zamana
kadar görmezden gelmenin davaya bir şey kazandırmadığının, tam tersine gidişatı
olumsuz etkilediğinin farkına varan teşkilat, son yıllarda "Vefa
Buluşmaları” adı altındaki toplantıları ile Düzce’de kırılan kalpleri onarmaya
çalışmaya başladı.
Gelelim işin
yerel yönetim ayağına... En büyük sorun "devamlılık” olmamasıydı. AK
Partili her gelen belediye başkanı, bir önceki partidaşının yaptığı icraatı
geliştirmek yerine yıkmayı, beğenmeyip silmeyi tercih etti. Birinin yaptığını
diğeri yıktı, birinin başlattığı projeyi diğeri yok saydı. Aynı partinin
mensubu olan başkanların birbirinin izini silme anlayışı, AK Parti'nin
belediyecilik karnesine ciddi zararlar verdi.
Bugün
geldiğimiz noktada, AK Parti Düzce’de 25 yıl önceki o ilk günkü aşkla ve
heyecanla mı yoluna devam ediyor? Durum aslında gayet net. Beklediği hizmeti
göremeyen, sesi duyulmayan seçmen ya kararsızlara katıldı ya da yön değiştirdi.
Düzceli vatandaşın son yerel ve genel seçimlerdeki oy tercihleri ve sandığa
yansıtan tepkisi, AK Parti’ye olan bakış açısındaki önemli değişimi zaten ayan
beyan gözler önüne seriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a duyduğu büyük sevgi ve
bağlılıkla, partisine sadık kalan hatrı sayılır çoğunluğu kaybetmemek için
sahada gerçek anlamda ter dökülmesi gerekiyor.
AK Parti’nin
bu çeyrek asırlık hikayenin neresinde hata yaptığını çok iyi analiz etmeli...
Aksi takdirde, "adanmışlarla" çıkılan, "ikna edilmişlere" kucak
açan bu zorlu yol, çok daha keskin virajlara gebe gibi görünüyor.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Canan'nın Diğer Yazıları
Bir el vermek bu kadar mı zor?
03.08.2026 · 587
Düzce Basınında Bir İlk: Bu Kez Haber Olan Bizlerdik
27.07.2026 · 585
Bu Köylüyü Küstürme Oyunu Kimin?
16.07.2026 · 518
Canan Üstüner Yazdı: İki İlçe, Aynı Dönem, Benzer İthamlar Toprağın...
07.07.2026 · 575
