Düzce İçin ‘Ya O Ya Bu’ Devri Bitti…
Düzce’de
tarım, turizm ve sanayi, fabrika bacaları tüterken, ‘yeşili zehirlemeden’
kalkınmada birlikte rol alabilir mi?
Bir tarafta
vizyoner bir turizm atağı, bir tarafta katma değerli üretimin giderek arttığı
tarım diğer tarafta ise sayısı 5’e yükselen Organize Sanayi Bölgeleri (OSB)…
Vatandaşa,
‘Düzce’nin geleceği tarımda mı, turizmde mi yoksa sanayide mi?’ diye ne zaman
mikrofon uzatılsa görüşler 3’e bölünüyor…
Bu şehirde
yaşayanlar olarak, kimimiz fabrikaların çoğalmasını “iş kapısı” diyerek
memnuniyetle karşılıyor, kimimiz yeşilimizin kaybolacağı endişesiyle
sanayileşmeye mesafeli bakıyor. Bir yanda da “Neden bir turizm kenti
olmuyoruz?” diyenler var.
Peki, tek
bir alanda yoğunlaşmak yerine hakikaten bu şehirde tarım, turizm ve sanayi aynı
anda, birbirini ezmeden yürüyebilir mi?
Sanayi
yatırımlarının artması istihdam ve ekonomide güçlenmek demek ki buna şüphe yok.
Ancak öte
yandan elimizde Rabbimizin bu coğrafyaya bahşettiği muazzam bir doğa ve
bereketli topraklar var. Fındık başta olmak üzere tarım, Düzce’nin sadece geçim
kaynağı değil bana göre kimliği... Son zamanlarda fındığa alternatif olarak
yetiştirilen yeni ürünler, kamu eliyle kurulan tarım akademileri ve geçmişin
aksine gençlerin giderek tarıma daha fazla ilgi duyması aslında toprağımıza
yeniden sarılmamız gerektiğini gösteriyor.
Turizm
cephesinde ise Düzce’nin geleceği kuşkusuz çok parlak… Marka otel sayısının
6’ya ulaşması, doğa ve eko-turizm alanında atılan sürdürülebilir adımlar
tesadüf değil. Tüm bunlar uzun soluklu bir planlama dahilinde hayata geçirilen
proje ve yatırımların ürünü… Artık lafta değil gerçek anlamda bir cazibe
merkezine dönüşüyoruz.
Açık
konuşalım; Düzce için “ya sanayi ya turizm ya tarım” diyerek tek bir alan
seçmek bu saatten sonra mümkün değil…
Fakat bunlar
birbiriyle çatışmak zorunda da değil. Bu üç sac ayağını ‘doğru planlama ve sıkı
denetim’le dengede tutmak bu şehri yönetenlerin elinde…
Sanayinin
büyümesi, en azından “bundan sonra” tarım arazilerimizin aleyhine olmamalı.
Baca filtresinden arıtma tesisine kadar toprağı ve su kaynaklarını koruyan,
doğa dostu bir sanayi anlayışı benimsenmeli…
Yeni
ekoturizm rotaları ile tarım ve turizm birbirini beslemeli…
Yani sonuç
olarak, fabrikaların açılması gençlerimize iş verir, toprağın ekilip biçilmesi
geleceğimizdir, turizmin canlanması ise Düzce’yi markalaştırır. Yeter ki
sanayisi yeşili kirletmesin…
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

