DÜZCE’DE DENGELER DEĞİŞİRKEN…
Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB)
seçimlerinin ardından Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün sosyal medya
hesabından yaptığı "Söz dinleyenler kazanıyor, dinlemeyenler kaybediyor!"
açıklaması, siyaset kulislerini hareketlendirdi ve tartışmaları da beraberinde
getirdi.
Aslında DESOB seçimlerine saatler kala ‘odaların kente ne
fayda sağladığını sorgulayan’ paylaşım Özlü’nün söz dinleyen-dinlemeyen
çıkışının ayak sesleri oldu.
Muhalefetin tepkisini çeken bu çarpıcı ifadelerin perde
arkasını aralamak üzere Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ile bir araya geldik.
Başkan Özlü ile gerçekleştirdiğim bu özel röportaj, yalnızca
bir seçim değerlendirmesi olmanın ötesinde, kuruluş amacından çok uzaklaştıkları
aşikar olan odaların geldiği duruma tutulan bir ayna oldu.
Başkan Özlü’ye yönelttiğim "Odalar olmasaydı Düzce
ticaretinde bir eksiklik hissedilir miydi?" sorusuna aldığım yanıt,
aslında kentteki birçok esnafın yüksek sesle dile getiremediği ancak bugünkü
odaların durumunu ortaya koyan bir değerlendirmeydi.
Osmanlı’daki esnaf loncalarının iş ahlakı ve dayanışma
ruhuna atıfta bulunan Özlü, vaziyeti şu sözlerle özetledi:
“Ehil ellerde olan esnaf odaları elbette şehre katkı sağlar.
Diğerleri ise ancak protokolde kendilerine yer bulup, egolarını tatmin eder."
Sokaktaki esnaftan sıkça duyduğumuz "sadece aidat
toplayan ve belge veren kurumlar" serzenişine sonuna kadar katıldığını
vurgulayan Başkan Özlü, odaların seçimden seçime hatırlanan yapılar olmaktan
çıkıp, üretime ve esnafa gerçek anlamda ekonomik destek sağlayan dinamik bir
yapıya kavuşması gerektiğinin altını çizdi.
Özlü’ye göre söz dinlemek; kentin ortak hedefleri etrafında,
ikna kabiliyetiyle birleşmek anlamına geliyor. Bunun karşısında yer alan ve
agresif yöntemlerle kendi dediğini yaptırmaya çalışanlara ise kapıyı tamamen
kapatıyor.
Burada en dikkat çeken detay ise Özlü'nün, “‘Bana ne’ deyip
herkese gülücükler saçabilirdim ama ben vicdanımı seçtim" diyerek, siyasi
bir risk alma pahasına doğru bildiğini söylemeyi tercih ettiğini beyan etmesiydi.
Seçim sürecinde takındığı tavır kimilerini rahatsız etmiş
olsa da, Özlü’nün bu ezber bozan çıkışı, Düzce’de artık hiçbir şeyin
"eskisi gibi" yürümeyeceğinin ve kabadayılıkla siyaset dizayn etme
döneminin kapandığının adeta ilanı oldu.
*********************
Ne yazık ki son günlerde Düzce siyasetinde gereksiz
"bir sosyal medya düellosuna" tanıklık ediyoruz.
Muhalefetin asli görevi elbette denetlemektir,
eleştirmektir. Ancak Düzce'deki muhalefet tarzında projelerin teknik
detaylarını tartışmak, daha iyisini önermek ya da doğrudan diyalog kurmak
yerine, "açık arama" göze çarparken, iktidar kanadında ise bu üsluba
aynı sertlikle karşılık gelince, ortaya Düzce’ye hiçbir faydası olmayan, sadece
toplumsal gerginliği tırmandıran suni krizler çıkıyor.
Bunun en sıcak örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık. İYİ
Partili Yunus Özay Er ile Başkan Özlü arasında bozuk yollar üzerinden sosyal
medyada patlak veren atışmanın henüz tozu-dumanı dağılmamışken, bu kez CHP
Akçakoca İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz’un tarihi Akçakoca cezaevi projesi hakkında
Başkan Özlü'yü hedef alarak çektiği videolu çıkışa, Özlü'nün, "İlçesinden
haberi olmayan siyasiler var!" diyerek sert bir dille yanıt vermesi,
durumun vehametini gözler önüne serdi.
Peki soruyorum: Bu sosyal medya atışmaları, birbirine video
yoluyla laf yetiştirmeler bu şehre ne kazandırıyor?
Cevap çok net: Koca bir hiç.
Muhalefetin, iktidarın projelerine yönelik peşin hükümlü
yaklaşımı ve diyalog kapılarını tamamen kapatıp sadece eleştirme kolaycılığına
kaçması, Düzce’ye hiçbir katkı sağlamadığı gibi klavye başında öfke kusmaya
hazır kesimlerin de ekmeğine yağ sürüyor.
Diğer yandan şu da bir gerçek ki siyasette diyalogsuzluk tek
taraflı bir sorun olamaz. Bir şehrin belediye başkanı da muhalefetin bilgi
eksikliğini yüzüne vurmak veya "Bir telefon açıp sorsalardı" demek
yerine süreçleri eleştiri gelmeden paylaşabilir. Düzce Belediyesi’nin site ve
sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamalar demek ki gereken etkiyi
sağlamıyor. Belki de Düzce halkının gözü önünde projelerin her bir adımını
önceden ilan etmek gerekiyor.
Bana göre bu kısır döngüyü kıracak olan yine Belediye
Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün atacağı adımdır.
Örneğin; her ay ya da iki ayda bir, tüm siyasi parti
temsilcilerinin ve basının davet edileceği "Bilgilendirme
Toplantıları" organize edilebilir. Yakın zamanda Başkan Özlü'nün ildeki
tüm siyasi parti il başkanlarını toplayarak projelerini yerinde anlatması
aslında bu amaca hizmet eden bir yaklaşımdı.
Eğer siz projelerinizin ya da çalışmalarınızın son durumunu
muhalefet daha sormadan, düzenli periyotlarla kamuoyuna açıklarsanız, bilgisiz
eleştirilerin de önüne geçmiş olursunuz.
Benimki naçizane bir tavsiye…
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.