CHP’DE ‘TOPARLAYICI’ ROLÜ BİTİREN DURUŞ, MHP’DE ‘ŞAŞIRTMAYAN’ TRANSFER!
CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası baş gösteren
gelişmeleri istesek de istemesek de yakından takip ediyoruz. Açıkçası, Ulu
Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye’nin en eski siyasi
partisinin bugün kendi içinde yaşadığı bu derin kırılmayı üzüntüyle izliyorum.
Süreç oldukça sancılı ilerliyor. Son olarak CHP Sözcüsü
Müslim Sarı, Düzce’nin de aralarında bulunduğu 26 ilde il başkanlarının
görevden alındığını, bunlardan 7'sinin disipline sevk edildiğini, 6 ile ise
yeni görevlendirmeler yapıldığını açıkladı. Bu dalgadan Düzce de nasibini aldı.
‘Seçilmiş Genel Başkanımızı tanıyoruz!’ diyerek Özgür Özel’e bağlılığını her
platformda dile getiren CHP Düzce eski İl Başkanı Özcan Dağıstanlı hem görevden
el çektirildi hem de kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Yine henüz
mutlak butlan kararı dahi çıkmadan parti binasından Kemal Kılıçdaroğlu’nun
fotoğrafını indiren Akçakoca İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz’a da kapı gösterildi.
Tam bu noktada, CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan’ın nasıl
bir duruş sergileyeceği büyük bir merak konusuydu. Özcan, bugüne kadar hep
birlik ve beraberlik mesajları vererek adeta partinin toparlayıcı,
sakinleştiren "abisi" rolünü üstlenmişti. Ancak konu doğrudan
görevden almalara gelince, ağzından dökülecek kelimeler onun gerçek safını ve
duruşunu ortaya koyacaktı. Beklenen o açıklama nihayetinde geldi.
Milletvekili Özcan, seçilmiş başkanların görevden alınmasını
doğru bulmadığını net bir dille vurguladı. CHP’nin en büyük gücünü üyelerinden,
delegelerinden ve partiye gönül veren milyonların özgür iradesinden aldığına
dikkat çekti. Yani bir anlamda, Kılıçdaroğlu yönetiminin üyelerin ve
delegelerin demokratik iradesinin önüne geçmesine yüksek sesle itiraz etti.
Görünen o ki; Kemal Kılıçdaroğlu süreci eylül ayına yayarak
bir olağan kurultay planı yaparken, muhalifler imza gücüyle partiyi çok daha
hızlı bir şekilde olağanüstü kurultaya zorluyor. Ancak partinin kaderini
önümüzdeki günlerde delegelerden ziyade mahkemelerin vereceği kararlar
belirleyecek gibi görünüyor. Diğer tarafta ise CHP’nin parçalanmasını
istemediği bilinen Özgür Özel ve destekçilerinin, "yeni bir parti"
seçeneğini de masada tuttuğu artık bir sır değil.
Genel siyasette bunlar yaşanırken, yerel siyasette de
‘beklenmedik’ gelişmeler olmuyor değil.
Aktif siyasi kariyerine 2011 yılında AK Parti Yığılca İlçe
Başkanlığı ile başlayan Muzaffer Yiğit, 2014 yerel seçimlerini kazanarak
Yığılca belediye başkanı olmuştu. 2019’da yeniden aday gösterilse de seçimi
kaybederek koltuğu MHP’li Rasim Çam’a devretmişti. O dönemde Yiğit’e Düzce
Belediyesi’nin kapılarını açan Başkan Dr. Faruk Özlü, onun yerel yönetim
tecrübesinden faydalanmak adına kendisini Projelerden Sorumlu Danışman olarak
görevlendirmişti.
Takvimler 2024 yerel seçimlerini gösterdiğinde, AK Parti İl
Başkanı Hasan Şengüloğlu yönetiminden adaylık vizesi alamayan Yiğit, rotasını
zaten dirsek temasında olduğu Yeniden Refah Partisi (YRP)’ne çevirdi. AK
Parti’den istifa ederek YRP’nin Yığılca Belediye Başkan Adayı oldu ancak bu
seçimi de AK Partili Selami Savaş’a karşı kaybetti.
İşte bu kaybın ardından Muzaffer Yiğit’in sessiz sedasız
Yeniden Refah ile de yollarını ayırıp yeni partisinin rozetini taktığını
gördük. Doğrusu bu geçişi çok da şaşırarak izlemedim. Milliyetçi Hareket
Partisi’ne katılan ve rozeti MHP Düzce İl Başkanı İlhami Caboğlu tarafından
takılan Yiğit, böylece Cumhur İttifakı saflarında siyasi hayatına yeni bir yön
vermiş oldu.
Bakalım bu son viraj ve parti değişikliği, önümüzdeki
dönemde kendisine yeniden bir "adaylık" getirecek mi? Ne diyelim, her
iki tarafa da hayırlı, uğurlu olsun…
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.