Bir el vermek bu kadar mı zor?
Düzcespor bir
dönem şampiyonluklar kovalayan, üst liglerde bıraktığı izlerle hafızalarımıza
kazınan bir camiaydı. Bugün ise kayyum yönetimi ve yeniden yapılanma sürecinde…
Böyle
çalkantılı, cebinde parası olanın bile kaçtığı, taşın altına el koymanın büyük
risk sayıldığı bir süreçte iş insanı Selahattin Kudu ve yönetimi kulübe sırt
çevirmedi ve kayyum yönetimi teklifine ‘Evet’ dedi.
Şimdi bu
özverili yönetim, teknik heyet ve sahada terinin son damlasına kadar savaşacak
gençler ile birlikte yeni sezona en yüksek moral ve motivasyonla başlamak
istiyor. Ama sadece "Haydi çocuklar!" demekle bu gemi yürümüyor.
Maneviyat iyi güzel de, bu kulübün acil nakit paraya ihtiyacı var.
Eğri oturup
doğru konuşalım… Düzce Valisi Sayın Mehmet Makas ve Düzce Belediye Başkanı Sayın
Dr. Faruk Özlü olmasa, bu takımın hali haraptı, orası kesin. Ama her şeyi de devletten,
belediyeden beklemek ne kadar doğru?
Her sezon
takımın bütün yükünü 3 tane ana sponsorun sırtına yüklüyoruz. Sonra paralar
bitip borçlar birikince, "Takım niye yenildi, niye küme düşüyoruz?"
diye dövünüyoruz.
Öyleyse
sorma zamanı… Düzce iş dünyası ve devasa sanayimiz, bu şehrin takımına
gerçekten yeterince sahip çıkıyor mu? Birkaç duyarlı firmanın sırtına yüklenen
bu yük, neden adil şekilde yayılmıyor? Düzcespor’a iki kuruş destek vermeye
gelince çoğu zengin, kafayı kuma gömmeyi seçiyor.
Elbette
günübirlik bağışlar veya geçici çözümlerle bu çark dönmez. Düzcespor’un kendi
ayakları üzerinde durabilmesi için ayağı yere basan, kalıcı gelir projelerine
ihtiyacı var. Şıralık bölgesini Düzce’nin yeni spor üssü olarak planlayan ve
Düzcespor’u bu kompleksin kalbine yerleştiren Belediye Başkanı Dr. Faruk
Özlü’nün, kulübe sürekli gelir sağlayacak model üzerindeki çalışmaları son
derece kıymetli. Bu sistem kurulduğunda, uzun yıllardır mütevazı bütçelere mahkum
kalan Düzcespor, eminim kimseye ihtiyaç duymadan sadece ‘şampiyonluğa’
odaklanan kurumsal bir yapıya kavuşacak. Fakat o gün gelene kadar, Düzce’nin
takımına destek vermekten kaçınmayı anlamak mümkün değil!
Farklı
kültürlerin bir arada yaşadığı Düzce’de, Düzcespor tek ortak payda ve en
birleştirici güç. "Düzceli’yim" demekle "Düzcesporlu’yum"
demek arasında hiçbir fark yok! Düzce’de büyüyen bir gencin bu şehre aidiyet
duymasının yolu, kendi şehrinin takımını sahiplenmesinden geçmez mi?
Bakın,
yağmur-çamur demeden deplasman otobüslerini dolduran, yüreğini tribünde bırakan fedakar bir taraftar
grubumuz var. Zaman zaman tribünler ile yönetimler arasında kırgınlıklar yaşansa
da Düzcespor, taraftarıyla bir bütündür.
Son sözüm de
siyasetçilere…
Bu takıma
tesis ya da dükkan tahsisi lazım ki kendi kasasını doldursun. Bakanlıktan mı
çözülecek, Ankara’dan mı getirilecek, belediyeden mi devredilecek… Kalıcı
adımları atmak için daha neyi bekliyorsunuz?
Düzcespor bu
şehrin gururudur. Ya hep birlikte bu takımı ayağa kaldıracağız ya da gözümüzün
önünde eriyip gitmesini izleyeceğiz.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Canan'nın Diğer Yazıları
Düzce Basınında Bir İlk: Bu Kez Haber Olan Bizlerdik
27.07.2026 · 542
Bu Köylüyü Küstürme Oyunu Kimin?
16.07.2026 · 511
Canan Üstüner Yazdı: İki İlçe, Aynı Dönem, Benzer İthamlar Toprağın...
07.07.2026 · 565
CHP’DE ‘TOPARLAYICI’ ROLÜ BİTİREN DURUŞ, MHP’DE ‘ŞAŞIRTMAYAN’...
01.07.2026 · 381
