İLK KİM HÜSRAN YAŞAYACAK?
Kapalı kapılar ardında fısıltıyla konuşulanlar, nihayet
yüksek sesle soruldu! Karşımda AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu
vardı. Düzce kulislerinde herkesin bir görüş bildirdiği ama kimsenin yüksek
sesle telaffuz edemediği konular belki de ilk kez "Samimi Bir Sohbet"
programımda, gün yüzüne çıktı. Sayın Şengüloğlu her ne kadar "Kol kırılır
yen içinde kalır, dışarıya kavgalı görüntü vermeyiz!" diyerek AK Parti
disiplinine dikkat çekse de kurduğu bazı cümleler bana göre, parti içindeki
derin dengeleri ortaya çıkardı.
Gelin, satır aralarına birlikte mercek tutalım…
Sokaktaki en büyük iddiayı, Sayın Şengüloğlu’nun önüne
koydum ve "Milletvekili Ayşe Keşir ve Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü
karar alıcı, siz sadece tebliğ edici misiniz? Düzce’de AK Parti’nin asıl
patronu kim?" diye sordum.
Hasan Bey, bu soruyu yanıtlarken, ‘İstişare’ kültürü
üzerinden parti içinde yetki krizi olmadığını beyan etse de şu cümleye dikkat!
"Eğer ben 'İl başkanıyım, en üstteyim, patron benim,
benim dediğim olacak.' mantığıyla ilerlersem kavga çıkar!"
Bu cümle, bir yanda "Bizde kavga yok!" mesajı
taşırken diğer yanda "Herkes kendi sınırını bilmezse Düzce’de işler
karışır." gibi gerçekçi bir yaklaşımdan başka bir şey değil!
Açık yürekli şekilde her soruyu yanıtlayan il başkanı, arka
planda güç alanını korumak noktasında, parti içinde gözetilen dengeyi de gözler
önüne serdi.
Programın en can alıcı noktalarından biri de şüphesiz AK
Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir faktörüydü. Sayın Keşir’in, AK Parti
bayramlaşmasında sarf ettiği ve Haber Düzce olarak gündeme taşıdığımız,
"İkna edilmişlerle değil, adanmışlarla yola çıkılır." çıkışının perde
arkasını sordum.
Şengüloğlu bu konuda adeta içini dökerek, teşkilat içindeki
bugüne kadar yaşanan hayal kırıklıklarını açığa vurdu.
"Ricayla, minnetle yönetime yazdığımız kişilerden
bugüne kadar hiçbir verim alamadık."
Bu sözler, AK Parti yönetimlerine ricayla girenlerin
verimsizliğini ve o koltukları nasıl gereksiz işgal ettiğini gösteren bir
özeleştiriydi.
Düzce siyasetinde herkesin bir fikir beyan ettiği konuyu es
geçmek olmazdı. "Faruk Özlü Ankara’yı hedefliyor, Ayşe Keşir belediye
başkanlığı bekliyor, Hasan Şengüloğlu vekillik istiyor..."
Şengüloğlu bu iddialara adeta ateş püskürdü ve parti
içindeki gizli rakiplerine meydan okudu:
"Bizim adımızı ortaya atanlar koltuk peşindedir!
Şimdiden bizi yıpratmak istiyorlar ki kendi önleri açılsın."
Bu sert çıkışla, seçime daha yıllar varken parti içi bazı aktörlerin ‘yıpratma’ operasyonlarına erkenden başladıklarını bizzat il başkanının ağzından duymuş olduk.
Ancak gazeteci gözüyle baktığımda gördüğüm tablo şu…
AK Parti’de sessiz ama çok derinden giden bir liderlik ve
koltuk kapma savaşı var…
Bakalım "istişare", yaklaşan siyasi fırtınalarda
ne kadar “kalkan” olabilecek?
Olası bir erken seçimde taşların yerinden oynayacağını
kestirmek zor değil…
Rüzgâr tersine döndüğünde ise ilk kimin ya da kimlerin
“hüsran” yaşayacağını hep birlikte göreceğiz...
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
